Kahve Karaciğerde Siroz Gelişimini Önleyebilir mi?

Siroz, sağlıklı karaciğer dokusunun fonksiyon görmeyen fibrotik yara dokusuyla yer değiştirdiği yavaş gelişen bir hastalıktır. Yara dokusu, karaciğerdeki kan akışını engeller ve karaciğerin besinleri, hormonları, ilaçları ve doğal toksinleri işleme yeteneğini yavaşlatır. Ayrıca, proteinlerin ve karaciğer tarafından yapılan diğer maddelerin üretimini de azaltır. Siroz sonuç olarak karaciğerin düzgün çalışmasını engeller.

Karaciğer sirozunun en sık bilinen nedeni alkol kullanımı olup diğer yandan hepatit B ve C gibi bazı viral enfeksiyonlardan ve son zamanlarda artış gösteren yağlı karaciğer hastalığı gibi nedenlerden de kaynaklanabilir. Karaciğer sirozu yılda 1 milyondan fazla ölüme neden olan ciddi bir durumdur.

Alimentary Pharmacology and Therapeutics adlı dergide yayınlanan ve toplamda 430.000’den fazla katılımcıyla yapılan dokuz çalışmanın analizi (meta-analiz), her gün iki fincan daha fazla kahve içmenin, aşırı alkolün yol açtığı karaciğer hasarını dramatik şekilde (%44) azalttığını göstermiştir.

Daha fazla kahve, daha az hasar

Araştırmacılar, dokuz çalışmanın sekizinde tüketilen kahve fincanlarının sayısı arttıkça siroz riskinin azaldığını bulmuşlardır. İki fincan kahve siroz gelişme riskini yüzde 44 oranında düşürürken, dört fincan kahve yüzde 65 oranında düşürmüştür. Bu sonuçlar araştırmacıların artan kahve tüketiminin sirozgelişme riskini önemli ölçüde azaltabileceğini göstermektedir.

Kahve ve karaciğer

Kahve, antioksidan ve anti-inflamatuar özellikleri olan maddeler içerir. Ancak bu özeliği tek başına sirozu engellemeye yetmeyeceği açıktır. Diğer yandan bu çalışmalardan “kahve tüm karaciğer hasarınızı tersine çevirecek ve bir karaciğer nakline ihtiyaç duymayacaksınız” mesajını çıkarmakta yanlış olacaktır.

Çalışmanın sonuçları siroza gidişi engellemesi veya önlemesi açısından çok ilgi çekicidir. Dahası ileride geliştirilebilecek tedavi alternatifleri hakkında da fikir kaynağıdır. Fakat kahve aşırı alkol tüketiminin veya uyuşturucu kullanımının neden olduğu yerleşmiş karaciğer hasarını geri getirmeyecektir. Evet insanlar tolere edebilecekleri takdirde iki fincan kahve içmelidir fakat aynı zamanda -ve daha da önemlisi- karaciğerlerine zarar veren alkol alımını tamamen bırakmalıdır.

Diğer yandan kahveye kalp damar hastalıkları riskini arttırması nedeni ile fazla şeker ve krema eklenmemesi gerektiğini de belirtmekte yarar var. Kahveye koyduğumuz bol miktarda şeker ve krema kahveden elde edeceğimiz tüm yararları yok edebilir.

Sonuç olarak karaciğer sirozu gelişme riskiniz varsa; günde en az iki bardak kahve tüketin ve siroza neden olacak faktörden (alkolu bırakmak, viral enfeksiyona bağlıysa tedavi olmak) kurtulun!

Zayıflatan Bitkiler

Zayıflatan Şifalı Bitkiler

Zayıflatan Bitkiler Nelerdir? Nasıl Kullanılır?

Sağlığımız bize sunulmuş en büyük nimettir. Bedenimizin ve ruhumuzun sağlam olması hayat kalitemizin artmasına yaşamımızın düzgün ve yolunda gitmesi açısından çok önemli ve değerlidir. Sağlığımızı korumanın başında dengeli ve sağlıklı beslenerek kendimizi ve kilomuzu korumamız gerekiyor.

Kilo kontrolü yapmak için en başta neden kilo aldığınızı yani sebebini anlamanız gerekiyor bunun için de uzman bir doktora ya da diyetisyene başvurarak kilo alışınızın sebebini öğrenmeniz ve ona göre bir yol izleyebilirsiniz kilonuzun bölgesel mi ya da genel mi olduğunu fark ederek başlayabilirsiniz.

Kilo almanın nedenleri yetersiz egzersiz, az uyku, fazla uyku, aşırı stres, yanlış uygulanan diyet, metabolizma sorunu gibi sorunla nedenlerden bazılarıdır.

Doğanın bize verdiği şifalı bitkilerin yararlı saymakla bitmiyor ve de birçok hastalığa iyi geldiği gibi kilo sorunu yaşayan insanlara da büyük ölçüde yardımcı oluyor.

Gelin birlikte bu yararlı mucize bitkilere bir bakalım. Bu uyarıcı bitkiler düzenli olarak yemeklerden önce veya yemek esnasında tüketilmesiyle etkilerini arttırır. Şişkinlik gidererek hazma yardımcı olur ayrıca idrar sökücüdür ve zararlı toksinleri vücuttan atarak zayıflamaya katkı sağlar. Tabi kullanacağınız her bitkinin yan etkilerinin olduğunu unutmayalım ve doktorunuza sormadan kullanmayınız.

Zayıflamaya Yardımcı 5 Şifalı Bitki

Biberiye Bitkisi

Biberiye bitkisi yemeklere güzel tat ve hoş koku vermek amacıyla da kullanılan mucize bir bitkidir. Biberiye bitkisinin yakıcı özelliği yağ olarak ya da çay olarak tüketerek kullanılabilir yağ olarak tüketimi daha hızlı yakma etkisi gösteriyor. Metabolizmayı hızlandırıcı sindirim sistemini harekete geçirici özelliği vardır.

Zayıflamak İçin Maydonoz

Yaygın olarak Akdeniz bölgesi bitkisi olan maydanoz çeşitli yemeklerde tat vermesi ve görsel güzellik amacıyla kullanılan bir bitkidir. Maydanozun zayıflatıcı özelliği son zamanlar da çokça kullanılıyor. Maydanozu suyunu sıkarak kullanıyoruz maydanoz hazmı kolaylaştıran ve de şişkinliği aldığı bilinmektedir. Aynı zamanda idrar sökücü ve sindirim sistemi düzenleyici özelliğe sahiptir.

Zayıflamak İçin Mate Yaprağı

Mate yaprağı mate çiçeğinin yaprağıdır. Avrupa da ‘ yerlilerin yeşil altını ‘ olarak çok fazla kullanılan ve yaygın olan bir bitkidir. Latince adı  ‘Ilex paraguariensis ’  olarak geçen bu bitki zayıflamak için kullanılan bitkiler arasında en çok kullanılan ve işe yarayan bitkidir. Avrupa da obezite tedavisinde kullanıldığı için popülerlik kazanmıştır.

Mate yaprağı bitkisinden; mate yaprağı çayı, mate yaprağı macunu ve mate yaprağı tentürü vb. yerler de kullanılıyor. Çeşitli vitamin ve mineraller içeren mate yaprağı bitkisi aynı zamanda çeşitli ilaçların muhteviyatına girmiştir. Vücutta fazla suyun atılması ve iştah kesici etkiye sahiptir tokluk hissi vererek direnç arttırıcıdır.

Zayıflamak İçin Funda Yaprağı

Zayıflatan funda yaprağı, Latince adı  ‘Herba Ericae’ olarak geçiyor. 600 den fazla çeşidi olan funda yaprağı ülkemiz de Trakya ve Kuzey Anadolu’da yaygındır. Funda yaprağı bitkisinde funda yaprağı çayı ve funda yaprağı keri yapılır.

Funda yaprağının zayıflatıcı olması yağ yakma özelliğinden geliyor. Ayrıca da funda yaprağının idrar sökücü özelliği sayesin de vücuttaki ödemi atmasına neden oluyor.

Zayıflamak İçin Isırgan Otu

Her an her yer de karşımıza çıkabilecek yaygın bir bitkidir ısırgan otu, tabi yararları da çok fazladır. Çok eski çağlar da bu ya da kullanılan ısırgan otu birçok ülke de şampuan, yağ, sabun ve krem olarak kullanılıyor. Zayıflatıcı etkisi de olan ısırgan otu idrar söktürücü ve ödem atıcıdır.

Yağ yakma özelliği de olan ısırgan otu yağları yakarak zayıflamamıza katkıda bulunur. Tabi ısırgan otunu kendiniz toplayacaksanız yanınıza eldiven almayı unutmayın çünkü dokunulduğun da kaşıntı yapan bir özelliği vardır ve sizde alerjik reaksiyona sebep olabilir.

Sakinleştirici Bitkiler

Sakinleştirici Bitkiler Nelerdir

Sakinleştirici Etkisiyle 4 şifalı Bitki

Bilindiği gibi doğa yüzyıllardır insanı korur ve insanlara büyük ölçüde yarar sağlar bunların başında gelen yararlarından bir tanesi de şifalı bitkilerdir. Doğadan gelen bu mucize bitkiler sağlığımızı hatta ruhumuzu koruyan doğal kaynaklardır.

İnsan sağlığı için bitkilerin önemi ve insan sağlığına şifa olduğunu insanlık tarihinin ilk zamanlardan günümüze kadar birçok kaynakta geçtiğini ve insanların el üstünde tuttuğunu biliyoruz.

Bilindiği gibi şifalı bitkilerin bedenimize olduğu kadar ruhumuza da birçok yararı var. Bunlar sakinleştirici bitkiler hatta ruhumuza huzur katan basit bir şekilde elimizin altında bulabileceğimiz ruha şifa veren, şifalı bitkiler.

Kullanımının basitliği ayrıca bu bitkileri sevmemiz için bir neden daha yaratıyor. Tabi kullandığınız bir ilacınız var ise kesinlikle doktorunuza danışarak bitkilere başvurabilirsiniz.

Sakinleştirici Bitkiler

PAPATYA ÇAYI

Papatya bir çiçek türü olarak da çok sevilen ve masumiyeti temsil eden bir çiçektir. Aynı zamanda papatya anti bakteriyel ve kas spazmlarını hafifletici özellikleri ile birçok kültürde tedavi amaçlı kullanılmıştır.

Papatya çayı sakinleştirici etkisi ile stres azaltmak ve uykuya geçişi kolaylaştırmak amacıyla da kullanılıyor.

Çayı kendiniz hazırlamak istiyorsanız kurutulmuş papatyadan 2 kaşık önceden kaynatılmış su ya atarak demlenmesini bekleyiniz. Tatlandırmak için de isteğe bağlı bal kullanabilirsiniz yararını arttırmış olursunuz.

KEDİOTU KÖKÜ ÇAYI

İlk önce biraz kediotu kökünden bahsedelim, diğer adı ‘ valerian bitkisi ‘ olarak geçmektedir. Adını kedilerin bu bitkinin kokusunu sevmesinden ve topraktan çıkarmasından almaktadır. Bu bitkinin uyku problemi, stres sinirsel mide ve bağırsak ağrıları, kalp rahatsızlıkları ve telaş giderici etkisi vardır.

Kediotu çayı hazırlamak için bir demlik kaynar suya 1-2 çay kaşığı kuru kediotu kökü atın ve 10 dakika demlenmeye bırakın. Çay birkaç saat sonra etkisini göstermeye başlayacaktır.

MELİSA ÇAYI

Melisa çayı diğer adıyla ‘ melissa officinalis ‘ anksiyete, uyku bozuklukları ve yaraları tedavi etmek için kullanılan nane ailesine ait bir bitkidir. Melisa çayı gün de 2-3 bardak tüketilebilir.

Evde hazırlanışı ise bir fincan kadar kaynamış suya 2 çay kaşığı kuru melisa atarak 15 dakika demlenmeye bırakabilirsiniz.

SARI KANTARON ÇAYI

Sarı kantaron olarak geçen bu bitkinin birçok adı var. Halk arasında kılıç otu, binbirdelik otu, kan otu, yara otu, kuzu kıran otu ve mayasıl otu olarak geçmektedir. Sarı kantaron günüm modern tıbbın da orta dereceli depresyon tedavisinde uzmanlar tarafından da önerilmektedir. Birçok kültürse kaygı ve stres azaltıcı olarak da kullanılmış. Gelin şimdi bu mucize bitkinin evde nasıl hazırlanacağına bakalım. Sarı kantaron çayını hazırlamak için bir bardak kaynamış su ya 1-2 çay kaşığı kurumuş sarı kantaron otu atıp 10 dakika demlenmeye bırakınız.

SAKİNLEŞTİREN ŞİFALI BİTKİLERİN YAN ETKİLERİ

Doğadan gelen bu mucize bitkilerin de fazla tüketimden ya da kullandığımız bazı ilaçların içerisinde bulunan kimyasallara karşı yan etkileri olduğunu da unutmamamız gerekir. Yukarıda bahsettiğim bitkiler direk beynimizin rahatlamasını sağladığı için beyinden gelen kimyasal salgıların bitkilerde bulunan maddelere yan etki yapabilir düzenli kullanım da gerçekleşecek yan etkinin daha da ciddi zararlar vermesine neden olabilir.

Böyle bir şeyin olmaması için öncelikle doktorunuza danışarak herhangi oluşacak sorunu ortadan kaldırmış olursunuz. Aynı zamanda kullandığınız bitki çaylarının dozunu da ayarlamak çok önemlidir.

Birçok yan etki görülebilecek bu çaylarda en belirgin olanlar şunalar; ağız kuruluğu, kabızlık, baş dönmesi ve kusma olarak kendini belli eder. Ayrı olarak da mide rahatsızlıkları olan reflü, mide ülseri olan hastalar da bu bitkileri doktorlarına danışarak onların kontrolünde kullanmaları gerekir. Bu bitkiler tamamen tedavi amaçlı değil kullanılan tedavi ye ek olarak kullanımda size daha fazla yarar sağlayacaktır.

Rezene Nedir? Faydaları? Kullanımı

Rezene nedir? Nasıl Kullanılır Hazırlanışı

Rezene Doğadan Gelen Mucize

İnsan sağlığı için büyük yararı olan şifalı bitkiler her alanda kullanılmaktadır. Alternatif tıp da yaygın olarak destek ilaç olarak da yararlarından faydalanılmaktadır. Sağlığımızın değerini gün geçtikçe daha iyi anlıyoruz aslında bize verilen bu değeri en iyi şekilde korumamız için de bu muhteşem düzen ve sistem içinde yer alıyoruz. Yaşadığımız dünyada her şey bizim için bizim daha rahat ve kolay şekilde yaşamamız için bize sunulmuş, nimetlerle dolu doğa da bu sistemin bir parçasıdır. Şifalı bitkiler arasında yararıyla bizi etkileyen bir çok bitki var. Hastalıklarımıza iyi gelen yağ, çay ve merhem olarak kullanıyoruz. İçtiğimiz bazı ilaçların ham maddesinde yer alanlar var. Bu bitkiler arasın da ayrı bir parantez açarak açıklamak istediğimiz bir bitki de Rezene Bitkisidir.

REZENE BİTKİSİ

Rezenenin çok fazla ismi var bunla ( Raziyaneç, Raziyane, Tatlı anason, Foeniculum vulgare, Fennel, Fenouil vulgaire) olarak geçmektedir. Oldukça uzun ömürlü ve dayanıklı bir bitki olan rezene maydanozgiller familyasından gelmektedir. Ülkemiz de hemen hemen her bölgesinde yetişmektedir. Türkiye’nin kuzeydoğu Anadolu bölgesi de yabani olarak yetişmektedir. Ülkemizde yetişen rezene türü tatlı rezene olarak geçmekte ve dünyanın en kaliteli tatlı rezenesi olarak geçmektedir. Rezenenin içeriğin de nişasta, tanen, uçucu yağlar, yapışkan bitki sıvısı ve şeker bulunmaktadır. İçeriğindeki uçucu yağlar anason kokusuna benzetildiği için bazı bölgeler de anason yerine kullanılabiliyor.

REZENE OTU FAYDALARI

Rezene ilk çağlardan bu yana sağlık ve mutfak alanında çokça kullanılmaktadır. Birçok hastalığa büyük ölçüde faydası vardır. Mide rahatsızlıklarında, vücuttaki zararlı toksinlerin atılmasında, emziren annelerin süt artışın da, sindirim sistemin de, diş sağlığında, göz sağlığında, tansiyon hastalıklarında, soğuk algınlığı, kadın hastalıkları, diyet yapan insanlar da, bağırsak sorunu yaşayan, vücut direncinin artışın da büyük ölçüde faydaları vardır en önemlisi de kanser hastalığın da kanserli hücrelerinde yok olmasında faydası vardır.

  • Rezene otunun Dismenore rahatsızlığı bulunan hastaların baş ağrısı, mide bulantısı gibi rahatsızlıkların da kullanılmaktadır.
  • Kadın hastalıların da ve adet düzensizliği, sancılanmasına da rahatlatıcı özelliğe sahiptir.
  • İçeriğinde B, C vitamini ve magnezyum, kalsiyum, potasyum gibi mineraller bulundurmaktadır. Bunlar vücut direncinin güçlenmesine fayda sağlıyor.
  • İçinde bulunan C vitamini bağışıklık sistemi güçlendirip kemik yapısını sağlamlaştırıyor.
  • Aynı zamanda üst solunum yolu enfeksiyonun da kullanılıyor.
  • Bağırsak parazitlerinin kurtulmanıza yardımcı olur.
  • Sindirim sorunu yaşayanlar için çok yararlı bir bitki.
  • Gözlerinizde enfeksiyon varsa çayını yapıp bir pamukla gözlerinizi silebilirsiniz.
  • Gaz problemi olan emziren anneler kendileri ve bebekleri için kullanabilirler.
  • Ödem problemi yaşayanlar için ödem atıcıdır.
  • Rezene tohumunu yemekten sonra çiğnerseniz nefes tazeleyicidir ve ağız kokusunu girmek için yardımcı olur.
  • Toksinlerin atılmasına sağlar içinde antioksidan özelliği sayesinde.
  • Diş ağrılarında da çok iyi bir yardımcıdır.

REZENE OTUNUN YAN ETKİLERİ

Her bitkide olduğu gibi rezene otunun da fazla tüketilmesi yararlı olan taraflarını da zarara çeviriyor. Tüketim miktarının yanı sıra rezenenin içindeki maddelerle devamlı kullandığınız ilaçlarla etkileşime geçerek zarar sağlayabilir ve ilacın etkisini yitirmesine sebep de olabilir. Bu nedenle kullanmadan önce doktorunuza danışmayı unutmayınız.

  • Fazla rezene kullanımı cilt derisinin dökülmesine ve kızarmasına neden olabilir.
  • Rezenenin fazlası baş ağrısı, mide bulantısı ve bayılmaya kadar yol açabilir.
  • Ayrıca epilepsi hastalarının rezenenin hiçbir türünü kullanmaması gerekir.
  • Yine fazla kullanımı ritim bozukluğu ve akciğer ödemi yapabiliyor.
  • Bazı insanlar da rezene kan şekerini yanlış etkiler.

KULLANIMI: Bir fincan kadar kaynamış suya bir kaşık rezene tohumu atılarak 10 dakika demlemeye bırakılır. Aynı zamanda çay olarak tüketmenin yanında tohumunu çiğneyerek de kullanılır.

 

Papatya Çayı

Papatya Çayı

Papatya Çayı Nedir? Nasıl kullanılır? Faydaları nelerdir?

Masumiyet, saflık ve zarafet temsilcisi olarak bilinen çiçeklerin başında papatya geliyor bildiğiniz gibi çok sevilen her alanda da kullanılabilen bu çiçek doğanın bize sunduğu mucizelerden bir tanesidir. Latince adı ‘  Chamomillae Romanae ‘ olarak bilinen papatya papatyagiller familyasındandır. Ana vatanı Avrupa’dır. Sadece Türkiye’de 1156’den fazla çeşidi bulunmaktadır. Ülkemizde Ege, Marmara, Trakya, Güneybatı Anadolu’da doğal olarak yetişirler.

Zarafetin temsilcisi olduğuna inandığımız öyle olmasını istediğimiz papatya Mayıs ve Ağustos ayları arasında beyaz renkte çiçekler açarak bizi bahara, sevmeye, sevilmeye hazırladığına inanıyoruz.

Zengin C vitamini bakımından oldukça yararlı olan papatyanın yaprakları hafif acı bir tattadır. Dünya mutfağında ve kültüründe birçok yerde salataların hem görünümünü hem de lezzetini arttırmak için kullanılıyor.

Papatya bitkisinin yararları çok fazla bunlar; papatya çayı, papatya yağı, papatya tentürü, papatya kolonyası, papatya sabunu, papatya ekstraktı ve boya bulunur. Ayrıca halk arasında papatya çayının pek çok faydası olduğunu biliyoruz. Bunlar ruhsal kaygı bozukluklarına, mide bulantısına, reflü hastalığına, kemiklerin güçlendirmesine, migren ağrılarına ve uykusuzluklara iyi geldiğini biliyoruz. Papatyaların çok fazla çeşidi olduğu için bunu ayırt etmek de zorlanabiliriz. Ayırt etmek için çiçeklerden anlayan uzmanlara başvurmamız şart, çünkü her papatya o kadar da masum değildir. Uygun koşullarda saklanıldığı takdirde papatyaların ortalama ömrü 1 yıldır.

PAPATYA ÇAYININ FAYDALARI

Papatya çayı alternatif tıp da yaygın olarak kullanılmaktadır. Yararları hiçte geri plana atılacak kadar hafif değildir. Tabi sizin kullandığınız ilaçlar varsa doktorunuza danışmadan denememeniz gerekir. Faydaları şunlar;

  • Boğaz ağrısına iyi gelir.
  • Sakinleştirici etkisi vardır. Sinirleri rahatlatıp, gevşetir.
  • Bir uyku bozukluğu olan insomnia tedavi eder.
  • Mideyi rahatlatır bulantıyı önler.
  • Depresyon önler ve stres gidericidir.
  • Diş eti rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılır.
  • Alerji hastalıklarında kullanılır
  • Sindirim sistemine büyük ölçüde rahatlatır ve çalışmasını sağlar.
  • Ağız ve diş etine hastalıklarında ve iltihaplarında tedavi amaçlı kullanılır.
  • Ağrı gidericidir ve ağrıları hafifletir.
  • Romatizmal rahatsızlıklar ve eklem ağrılarınızda rahatlatıcıdır.
  • Cilt hastalıklarınızda gidericidir.
  • Mide hastalıkları olan gastrit ve ülser kolit tedavisinde kullanılır.
  • Bağırsak iltihaplanmasında kullanılır.
  • Adet dönemi sancısı ve kasılmalarını gevşetir
  • Bir karaciğer çalıştırıcısıdır.
  • Bel ve sırt ağrıların da rahatlattığı bilinir.
  • Apse tedavisinde gargara suyu olarak da kullanılır.
  • Krampları önleyicidir.

Papatya mucizesinin faydaları saymakla bitmiyor aslında doğanın bize sunduğu mucizelerden sadece bir tanesi de masum papatyadır.

PAPATYA ÇAYININ ZARARLARI

Bu güzel bitkinin bu kadar çok yararından bahsettik ki zararı hiç olmayacak gibi geldi aslın da şimdi biraz da zararlarından bahsedelim, papatya çayının zararları şunlar;

  • Hamilelik dönemi en çok dikkat edilmesi araştırılması gereken bir dönemdir. Hamilelik de papatya çayı bulantıları rahatlatma özelliği vardır. Fakat abortif etki gösterip, rahim kasılmalarını uyarıp, düşük yapmanıza neden olabilir. Gebe kadınlar bu çayı doktorlarına danışmadan kesinlikle tüketmemelidirler.
  • Papatya bitkisi kumarın içerir. Kumarin kan inceltici etkisi olan bir maddedir ve kanama eğilimini arttırabilir. Kanama bozukluğu olan kişiler papatya içmemelidir ve bunu doktoruna danışması gerekir.
  • Alerjik rahatsızlıkları olan, alerjik rinit hastaları, polene alerjisi olan hastaların alerjik reaksiyona neden olur. Doktorunuza danışmadan kullanmayınız.

PAPATYA ÇAYININ HAZIRLANIŞI

Papatyanın bin bir derde deva faydalarını, sağlığımızı etkileyen zararlarını anlattık. Şimdide nasıl yapılacağını ve hazırlanışına bakalım.

Malzemeler

  • 2-3 tatlı kaşığı kuru papatya
  • 1 su bardağı kaynatılmış su

HAZIRLANIŞI

1 su bardağı kadar suyu kaynattıktan sonra içine 2-3 tatlı kaşığı kurutulmuş papatyayı kaynar suyun içine atınız 10 dakika demlemeye bırakınız. Demlediğiniz papatya çayını isteğe bağlı tatlandırmak için bal ekleyebilirsiniz. Demlediğiniz papatya çayını afiyetle içebilirsiniz şifa olması dileğiyle AFİYET OLSUN.