Bayan Giyim

Giyinme ihtiyacı insanlığın var oluşundan beri süregelen bir ihtiyaçtır.  Zamanla bu ihtiyaç insanların din, örf-adet vb. hayat biçimlerine göre şekillenmiştir. İnsanların mensup oldukları dinin gereklerini yerine getirme isteği, medeniyetler, meslekler ve hatta ekonomik şartlar giysilerde değişikliğe gidilmesine ve çeşitlilik sağlanmasına sebebiyet vermiştir.Türkiye’de bayan giyim sektörü oldukça gelişmiş bir sektördür ve oldukça geniş çeşitliliğe sahiptir. Günümüzde kadınlar spor kıyafetlerden klasiklere, abiyelerden geceliklere kadar istedikleri her çeşit giysiyi kolaylıkla edinebilmektedirler.

Zamanla bu ihtiyaçtan ötürü gelişen ve genişleyen giyim sektörü erkek, kadın ve çocuk olmak üzere farklı bölümlere ayrılmıştır. Giyinme ihtiyacı özellikle kadınlar için farklı bir öneme sahiptir. Kadınlar fiziksel ihtiyaçlarını karşılamak kadar güzel görünmeye de önem vermektedirler.

Bayan Giyim Tercihleri

Bayanlar farklı tarzlar üzerinden yapacakları seçimler ile zarif ve şık bir görünüm yakalayabilmektedir. Bayan giyimde birçok farklı tarzda kıyafet çeşidi mevcuttur. Kimi bayanlar spor giyinmeyi tercih ederken, kimileri işleri veya zevkleri sebebiyle klasik giyimi tercih etmektedir. Spor tarzda giyinen bayanlar; eşofman takımı, tayt, spor ayakkabı, bel çantası ve spor şapkalar tercih etmedir.

Bu giyim tarzı bayanların günlük yaşantısında onlara rahatlık sağlamakta ve böylece gün içerisinde kendilerini iyi hissetmelerine yardımcı olmaktadır. Klasik tarzda giyinmeyi tercih eden bayanlar genellikle ceket-pantolon, ceket-etek, midi veya mini boy klasik elbiseler tercih etmektedirler. Klasik giyim tarzı erkeklerde olduğu gibi bayanlarda da daha ciddi bir duruşa sebebiyet vermektedir. Genellikle bayanlar tarafından yaptıkları iş gerektirdiği için tercih edilen klasik giyim tarzı, birçok farklı kombinleme tekniği ile zenginleştirilebilmektedir.

Bayan Giyim ve Doğrular – Yanlışlar

Bayanların doğru kıyafet tercihi yapabilmeleri için önemli olan ilk şey tabii ki göz zevkidir. Fakat bundan da önemlisi kıyafet tercih ederken bayanların kendi vücutlarına uygun parçalara yönelmesi ve kararını kendilerine en çok uyan modeller üzerine vermesidir.

Kıyafet tercih ederken bayanların boy, kilo ve yaşlarını göz önünde bulundurmaları gerekmektedir. Zira göze çok hoş gelen bir parçanın yirmi yaşındaki bir bayanda ve otuz beş yaşındaki bir bayanda duruşu ne yazık ki aynı değildir.

Örneğin bacaklarına yeterince güvenmeyen bir kadın tayt ve mini etek tercih ederken iki kez düşünmelidir. Zira yanlış kıyafet seçimi kişinin gün içerisinde rahat hareket edememesinin dışında bir de özgüven eksikliğine sebebiyet vermektedir.

Bayanlar aksesuar seçimi yaparken öncelikle kendi vücut ölçülerine uygun aksesuarlar tercih etmelidir. Eğer fazla kilolu bir bayan küçük bir el çantası tercih ederse bu görüntü pekte hoş olmayacaktır. Fazla kiloya sahip veya geniş omuzlu kadınların daha büyük omuz çantaları tercih etmeleri doğru bir seçim olacak ve şık bir görüntü sağlayacaktır.

Aynı şekilde kısa boylu veya çok zayıf bir kadının çok büyük boyutta bir çanta tercih etmesi de doğru değildir. Zayıf ve ortalamadan kısa kadınların daha ufak el çantaları tercih etmeleri şıklık açısından çok daha doğru olacaktır. Bayan giyimde en çok yapılan yanlışlardan biri de vücuduna göre değil de günümüz modasına göre giyinmektir.

Bayanların kıyafet satın almadan önce ilk olarak denemeleri ve vücut ölçülerine uygun olup olmadığına karar vermeleri gerekmektedir. Zira mankende çok güzel ve şık duran bir parça deneyen bayanın üzerinde o kadar da şık durmayabilir. Kısacası, bayan giyimde kıyafet tercih edilirken göz zevkine de yer vererek kıyafetin vücut üzerinde duruşu göz önünde bulundurulmalı ve o şekilde kıyafet tercihi yapılmalıdır.

Çocuklarda Fiziksel Büyüme Dönemleri

Doğduğu anda bebeğin boyu ortalama olarak 48-53 cm. arasındadır. Kızlar erkeklere oranla boyca biraz daha kısadır. Ancak bebeğin boyca bu ölçülerden bir kaç santim uzun veya kısa olması anormal bir boya sahip olacağını göstermez. Çok şişman anaların bebekleri normal beden ağırlığına sahip anaların çocuklarından daha tombulca olabilmektedir. Ananın ilk bebeği doğuşta son bebeğine oranla daha kısaca olmaktadır. Şebeğin doğuştaki boyu ile ilerde yetişkinlik çağında ulaşacağı boy arasında bir bağıntı vardır. Buna dayanarak bebeğin yetişkinlikte ulaşacağı boyu biraz tahmin edebilmek mümkün olmaktadır. Bu yazıda çocuklarda fiziksel büyüme dönemleri konusunda bir araştırma hazırladık.

Fiziksel Gelişim Dönemleri

Doğumdan sonra bebeğin boyu hızla uzamaya başlar yaşı ilerledikçe bu hızda gittikçe yavaşlama görülür. Çocuk doğumundaki boy uzunluğunun

%20’sini ilk üç ay içinde, %50’sini bir yaşına kadar, %75’ini iki yaşına kadar kazanır. 4 yaşına geldiğinde çocuk, hemen hemen doğumundaki boyunun iki katı uzunluğa ulaşır. Boyun uzamasındaki hız ilk okul çağına kadar daha da azalır; ilkokul çağında ise büyüme hızında önemli yükselmeler görülmez. Erinlik çağma doğru boyca uzamada yeniden bir hızlanma görülür. Çocuk erginlik çağına hızlı bir boy atma ile girer. Ergenlik çağının sonuna doğru gencin boyundaki artış hızı azalmaya başlar. Genel olarak 20-21 yaşından sonra boyca uzama oldukça duraklamaya benzer bir hız gösterir.

Çocuklarda Fiziksel Büyüme Dönemleri

İlkokul çağlarında ve erinlik öncesinde kızlar yaşıtları erkeklere bakarak daha hızlı olarak uzarlar. Kızlar yaşıtları erkeklerden 1-2 yıl kadar önce erinlik çağına eriştiklerinden, ergenlik çağında da yaşıtları erkeklerden daha önce ulaşacakları boyu elde ederler. Böylece ilkokulun son sınıflarında ve ortaokulda kızlar yaşıtları erkeklere bakarak daha uzun boylu olurlar. Lisede erkekler aradaki açıklığı kapatarak yaşıtları kızların boyunu geçerler.

Boyca büyümede hem kızlar hem de erkekler arasında büyük bireysel farklılıklar görülür. Bireysel farklılıklar özellikle ilkokul çağında kendini göstermeye başlar ve ortaokul yıllarında en yüksek seviyesine ulaşır. İlkokulun son yıllarında ve ortaokul sınıflarında yaşıt erkekler ve kızların bazılarının çok kısa bazılarının ise dal gibi ince ve uzun olduğunu görmek mümkündür. Lise sınıflarında, kızlar ve erkekler yetişkinlikte ulaşacakları uzunluğa, büyük bir çoğunlukla, ulaşmak üzeredirler.

Fiziksel Gelişim Özellikleri

Boyca büyümede soyaçekimin önemi çok büyüktür. Bazı çocuklar okul öncesinde bile ana babalarına bir benzerlik gösterirler. Bazıları ise ancak ergenlik çağına doğru ana babalarına benzemeye başlarlar. Çocukların başlangıçtaki boyca büyümelerinin hızlılığına veya yavaşlığına bakarak yetişkinlik çağında kısa veya uzun boylu olacağını tahmin oldukça güçleşir.

Eğitim yönünden üzerinde durulacak en önemli husus, hızla boy atması karşısında çocuğun veya ergenin içine düştüğü şaşkınlık halidir. ilk okulun son yıllarında ve ortaokulun ilk yıllarında hızla boy atan öğrenci büyük bir utangaçlık içine düşebilir. Birden bire büyüyen eli, kolu, organları, boyu, öğrencinin davranışlarına düzensizlik getirir. Eğer erken yaşlarda hızla büyüme varsa çok uzun sırık gibi olacağından korkar. Buna karşılık erinlik öncesi yıllarda arkadaşlarına bakarak daha yavaş boy atıyorsa kısa kalacağı korkusuna kapılır.

Öğretmenlerin ve ana babaların bu konuda çocuğa yapabilecekleri en önemli yardım, onun boyunu olduğu gibi kabul etmesine ve endişelerinin ortadan kalkmasına yardım etmektir. Öğretmenler, hızla boy atmakta olan öğrencilerin, ağır işlere daha az dayanıklı ve uzun görevlerde daha az sabırlı olacağım bilerek, verecekleri işlerde ve görevlerde anlayışlı davranmalıdırlar.

Çocuğun hastalanması veya gıdasızlığı boy atmasında duraklamalar meydana getirmektedir. Diğer yandan duygusal bozuklukların da boy atmaya olumsuz etkilerde bulunduğu bilinmektedir. Çocuğun boyca büyümesinin izlenmesi sırasında görülecek önemli duraklamalar, çocuğun sağlık, beslenme veya duygusal bozukluklarının, önemli ip uçları olarak görülür. Ancak çocuğun boy atma hızında görülecek normal zikzaklar, ebeveynleri korkutmamalıdır. Çocuk kilo alırken boyca uzamasında duraklama gösterdiği gibi, genellikle sonbaharda boyca uzamada yavaşlama, ilkbaharda hızlanma gösterir. Ayrıca yukarıda belirtildiği gibi, erinlik çağından önceki başlayan hızlı uzama ile çocuğun kendine has boy atma eğilimleri de unutulmamalıdır.

Hipofiz ve Tiroid Bezi

Hipofiz

Salgı bezlerinin en önemlisi ve yöneticisidir. Beyinin tabanında yer alır. Aslında onun bir çıkıntısıdır. Çok sağlam bir kemik beşikle çevrelenmiştir. Bu oluşun onun çok iyi bir koruyucusudur. Önemli salgı bezini beden iyi bir yere yerleştirmiştir. Hipofiz, aynı zamanda «bezlerin bezi» olarak da tanımlanır; çünkü öbür salgı bezlerini yöneten ve çalıştıran hormonlar da çıkarır. Salgıladığı hormonlardan biri, adrenocorticotropic, çok ilginçtir.

Böbrek üstü bezinin dış kabuğunu, «cortisone» çıkarmak üzere uyanır. Bu olay, biyolojik bir durum dur, fakat son yıllarda anlaşıldı ki,   Addison hastalığı «böbreküstünde meydana gelen bazı değişikliklerin sonucu olan bronz-deri hastalığı», alkolizm, bronşlardaki astım,   ateşli romatizma, soğuklara duyarlık, yılan sokması,   bazı zehirlenmeler, aşırı yanıklar, göz ve deri iltihapları gibi birçok olayda ve mafsal romatizmasında, bu hormon, şaşırtıcı iyileşmeleri sağlamaktadır.

Tıp bilimi hâlâ onun bu rahatlamayı nasıl sağladığını araştırmaktadır.   Kısaca ACTH denen bu hormon, tedavi edici olarak kullanılmaktadır. Uzmanlar bunun kortizondan daha iyi sonuç verdiğini açıklamaktadırlar.   Hipofiz bezi, aynı zamanda gonadotropik hormonları da salgılar. Bir başka salgısı da, tiroid bezini etkileyen tyrotropik hormondur.   Bedenin uzunluğuna büyümesini sağlayan büyüme hormonu da çıkarır. Eğer bu hormon çok salgılanırsa, dev gibi bir insan gelişir.

Tiroid Bezi

Soluk borusunun iki yanına yerleşmiştir. Yapı sında iyot bulunan ve thyroxine denen bir hormon çıkarır. Bu nedenle, eğer beslenmede iyot uzun bir süre eksik kalırsa, bu eksikliği karşılamak üzere tiroidler daha çok çalışır ve büyürler. Sonunda bu büyüme, guatr hastalığı olarak tanımlanır. Guatr dengeli bir beslenme içinde yeterince iyot sağlanırsa kısa zamanda iyileşebilir.

Sağlıklı tiroidlerin önemini kavrayan insan, iyot ihtiyacının ne demek olduğunu anlamıştır. Tiroksin denen hormon, kan dolaşımıyla bütün bedene dağılır, bütün hücrelere gerekli enerjiyi ve normal beden ısısını sağlamak amacıyla yeterince besin yakmalarını sağlar. Tiroksin, bedenin her yanındaki kanın normal dolaşması için kalbin normal bir hızla çalışmasına da yardım eder.

Yeterince iyot alınmazsa, salgılanan tiroksin de yeterli olamaz. Bu durumda bedendeki tüm olaylar yavaşlar. Kalb daha yavaş çalışır, soluk alıp vermeler daha bir ağırlaşır,   sindirim sistemindeki kasılmalar daha güçsüz ve seyrek olur ve sindirim bozukluğu ile pekliğe yol açar.

Enerji üretmek üzere daha az kalori üretilir. Tiroksin azlığının yol açtığı bu değişmeler,  esenlikle bağdaşmayan durumlar yaratır. İyot eksikliği bulunan   insan, hareketsiz, dayanıksız ve soğuk havaya karşı duyarlı olur.

Çabucak şişmanlar; kaloriler enerji olarak kullanılmaz ve birikirler; kalb atışı yavaşlar ve bozuk bir kan dolaşımından ileri gelen çeşitli değişmeler   görülür;   el ve ayaklar soğuktur ve çabuk üşür; cilt kuru ve pul puldur; saçlı deride kepeklenme başlar; parlaklığını yitiren saçlarda dökülme görülür; tırnaklar daha kolay kırılır… İyot azlığında zekâ ve bellek de zayıflar; çünkü beyine daha az kan gider. Aylık kanamalar çoğu kez sıklaşır.   Başağrıları artar.   Böyle bir insan,   başkaları üşümezken üşür ve aşırı sıcaklardan da fazlaca yakınır; çünkü, yavaşlayan kan dolaşımı, bedeni ısıtmadığı gibi yeterince soğutamaz.

Hipotiroidi denen tiroidlerin az çalışması, az miktarda iyot eksikliğinin sonucudur. Son araştırmalar, farkına varmasalar da birçok insanın bu durumda olduğunu göstermiştir. Belirtiler, iyot miktarının azlığına göre değişir; kimi zaman o kadar belirsiz olur ki, insan kendisini sağlıklı sanır; değişik-

İlgin ölçüsü ne olursa olsun, insanın beyinsel ve bedenel gücünü azaltır.

Çocukluk Evreleri

Çocuğumuzun doğumuyla başlayan yaşam macerasını belli yaş aralıklarıyla evrelerini bilmemiz bu küçük insanın hayatının ilerleyen aşamalarında ona daha fazla yardımcı olmamız için önemli bir basamaktır. Bu dönem motor kabiliyetlerin keşfiyle başlar, dil, duygusal, sosyal ve bilişsel kabiliyetlerin gelişimiyle tamamlanır. Çocukluk evreleri belli başlı birkaç evreden oluşur.

Çocukluk Evreleri

Bebeklik Dönemi

İlk temas anneyle(anne ya da sürekli bakım verenle) gerçekleşir ve bu kurulan bağ diğer dönemlerin sağlıklı gelişmesi için bir önsöz niteliğindedir. Bu dönem çocukların en hızlı geliştikleri ve büyüdükleri dönemdir. Çocuğun her yönden sağlıklı olması bu ilk dönemin ne kadar sorunsuz atlatıldığı ile yakından ilişkilidir.

Bu dönemde anneyle(anne ya da sürekli bakım verenle)kurulan yakınlık en üst seviyelerde olduğundan bebeğin ilk yıllarında güven duygusunun oluşması için çok önemlidir. Bebeğin ilk yıllarında sağlıklı bakım alamaması durumunda güven duygusu gelişemez ve motor, bilişsel, sosyal gelişiminde aksamalar ve gerilemeler görülür.

İlk Çocukluk Evreleri

Bir yandan büyümeye devam eden çocuk konuşmaya ve bedenini etkili bir şekilde kullanmayı da öğrenmeye başlar. Çevreden ve başka insanlardan ayrı bir kişi olduğunun farkına varan çocuk için sosyalleşme yeni bir algı alanı oluşturur. O artık bedenini etkin bir şekilde kullanabiliyor, başkalarıyla birtakım kurallar çerçevesinde bir arada olabiliyordur.

Zamanının çocuğu oynayarak geçiren çocuğun bu dönemde ebeveynleri ile kurduğu bağ oyunlarına da yansır. O artık bağımsızca düşünmeye başlamış daha çok kendini düşünen nasıl bir kişi olacağını araştıran bir çocuğa dönüşmüştür. Belli bir yapılanmayı tamamlamış çocuk kendi bedenine cinsel farklıklara ve çevresindeki hemen hemen her şeye karşı derin bir merak ve öğrenme içinde olur.

İkinci Çocukluk Dönemi

Çocuğun aile ortamından çıkıp dış dünya ile daha fazla iletişimde olduğu dönemdir. Okul öncesi dönemde temelleri atılan eğitimle zihinsel gelişim soyut işlemlere hazırlanmaya başlanmıştır. Konuşma yeteneği ve kelime haznesinin gelişmesiyle okuma yazma, hesap becerilerini öğreneceği okul hayatına artık hazırdır. Neden sonuç bağlantılarını kurabilir, mantıklı düşünme başlar, yaşıtlarıyla daha fazla vakit geçirmek ister, bilişsel becerileri; algı, bellek, yargılama artmıştır, sportif becerileri hız kazanmıştır.

Bu dönem okula başlama yaşıyla başlayıp ergenlik öncesi dönemle son bulduğundan çocuğun gelişimi açısından çok önemlidir. Vücut biyokimyasında başlayan farklılaşmalarla ikincil cinsiyet özellikleri görülmeye başlar. Bu dönemde cinsel roller sağlamlaşır ve pekişir.

Ergenlik Dönemi

Çocukluk döneminde kısmen yavaşlayan bedensel büyüme bu dönemde hızlanır. Gencin bedenindeki değişikliklere uyum sağlayabilmesi için zamana ihtiyacı vardır.

Ergenlik dönemindeki birey bedenindeki fiziksel ve ruhsal değişiklikleri anlamada zorlanır. Hormonların da dengelerinin değişmesiyle ergen cinselliğinin farkına vararak bedeniyle daha fazla ilgilenmeye başlar. Bu dönemde çocukluk çağındaki yaşanılmış cinsel yönelişler, çatışmalar yeni baştan yaşanmaya başlar.

Kimlik arayışına odaklanmış ergen yetişkin otoritesiyle çeliştiğinden, kendiyle ve çevresiyle sürekli bir savaş halinde olur. Bu dönemdeki artık çocuk olmayan ergen ebeveynlerine olan bağımlılığından koparak arkadaş çevresiyle kendi tercihleri doğrultusunda ilişkiler kurmaya başlar.

Antalya’nın Gözbebeği Kaş Tatili

Antalya’nın en gözde tatil mekânlarından olan Kaş, Meis Adası manzarası ve deniziyle insana ayrı bir huzur verir. Antalya’ya yaklaşık 3,5 saat mesafede yer almaktadır. Antalya ağırlıklı olarak turistlere ev misafirliği yapmakla birlikte çeşitli otelleri ile Türkiye’nin her kesimine de büyük bir ev sahipliği yapmaktadır. Kaş tatili son dönemlerde oldukça popülerdir.

Kaş’ın virajlı yollarının zorluğu ardında sizleri muhteşem bir mekân beklemektedir. Kaş’taki tesisler ağırlıklı olarak pansiyonlardan oluşmaktadır. Bunların yanı sıra farklı oteller de sizlere ev sahipliği yapabilmektedir. Yaz sezonunda fiyatların biraz artmasından dolayı erken rezervasyon yapmanızı öneririz.

Kaş’ta Gezilecek Yerler

Kekova: Kekova kara ulaşımının olmamasından dolayı kısa bir süreliğine size dış dünyayla bağlantınızı kesmiş hissiyatı verecektir. Kaş tatilinde mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri olan Kekova Türkiye’nin tek batık kentine ev sahipliği yapan yeridir. Türkiye’nin en iyi dalış rotaları arasında yer alan Kekova doğal SİT alanı olarak koruma altına alınmıştır. Kaş Merkez’den her gün hareket eden tekneler aracılığı ile Kekova’ya ulaşmak mümkündür.

Kalkan: Kaş’a 20 km mesafede yer alan Kalkan Kaş’ın görülmesi gereken şirin ilçelerinden biridir. Doğallığını korumayı başarması nedeni ile sıklıkla tercih edilen bölge Son yıllarda İngiliz turistlerin yoğun ilgi gösterdiği tatil merkezlerindendir. Kalkan’ın limanı şahane bir plaj ile çevrelenmiştir.

Demre: Kaş tatili listesine yer alması gereken yerlerden biri de Antalya’nın şirin bir ilçesi olan Demre’dir. Kaş’a yaklaşık 40 km mesafede yer almaktadır. Demre’nin en can alıcı noktalarından biri Likya döneminden kalma kaya mezarların bulunduğu Myra Antik Kenti’dir. Ayrıca Demre’nin merkezi de gezmek için oldukça keyiflidir.

Kaş Antik Kentleri

Kaş’ın turkuaz görünümlü denizi bütün stresini alıp götürecek. Kaş sadece Türkiye’de değil tüm dünyada ünlü bir tatil beldesidir. Kaputaj plajı, Akçagerme plajı, İnceboğaz Plajı, Patara Plajı, Küçük Çakıl Plajı ve büyük Çakıl Plajı ile denizin keyfini çıkarmaya hazır olun. Bu plajların yanı sıra bayanlara özel plajların yer aldığı muhafazakâr oteller de bulunmaktadır.

Xanthos Antik Kenti: Likya’nın en büyük idari merkezi olan Xanthos Antik Kenti Kaş’ın Kınık köyünde bulunmaktadır. Kaş’ın en büyük antik kenti olma özelliği taşımaktadır. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yerini almış bulunmaktadır. Kaş tatili yapıyorsanız olmazsa olmazlarınızdan biri bu kent gezisi olmalı.

Antiphellos Antik Kenti: Eski dönemlerden kalan birçok tarihi kalıntıya sahiptir. Antik Kent’in en ünlü bölümü tiyatrosudur. 4 bin kişi kapasiteli tiyatrosu Türkiye’nin deniz cepheli tek tiyatrosudur. Likya lahitleri, kaya ve anıt mezarlar bulunmaktadır. Kaş’ın binlerce yıllık tarihi geçmişine Antiphellos Antik Kenti’nde yakından bakabilirsiniz. Kaş Merkez’den yürüyerek Antiphellos Antik Kenti’ne ulaşmak mümkündür.

Kaş Plajları

Patara Plajı: Türk filmlerinde yer alan bütün çöl sahneleri Patara Plajında çekilmiştir. Türkiye’nin en uzun plajı olan Patara Plajı incecik kumlara sahip masal gibi bir yer. İlkleri ve enleriyle ünlü plaj dünyanın ilk demokratik meclis binasını ve dünyada bulunmuş en eski deniz fenerini üzerinde barındırıyor. Aynı zamanda Noel Baba olarak bildiğimiz St. Nicholas’ın doğum yeri ve soyları tükenmekte olan Caretta Caretta’ların üreme yeridir.

Ayaklarınız kavrula kavrula incecik kumlarında yürüdüğünüz plaj buram buram tarih kokuyor. Tatilin en güzel anı ise dalgalı ve sığ denize kendinizi bırakmaktır. Sakin, huzur, tertemiz denizi ve havasıyla Antalya’nın gözbebeklerinden biri olan Kaş, hem yaz hem de kış aylarında yerli ve yabancı turistleri sıkça ağırlamaktadır. Aynı zamanda harika dalış noktalarına ev sahipliği yaparak dalgıçların vazgeçilmez rotaları arasında yer almaktadır.

Kaputaş Plajı

Kaputaş Plajı’nın turkuaz rengi özellikle resimlerde harika bir görüntü yaratıyor.  Kalkan’a 7 km mesafede yer alan plaj suyu sıcak olmayan ender plajlardan biridir.  Patara Plajı gibi oldukça dalgalı bir denizi vardır.

Küçük Çakıl Plajı: Akdeniz’in yakıcı sıcağı sizi kavururken kaynak sularıyla beslenen Küçük Çakıl Plajı hayalini kurduğunuz en soğuk su kaynağıdır. Aslında tam olarak plaj sayılmayan bu plaj Kaş’ın merkezinde minik çakıllardan oluşan bir yerdir. Kaş’ta yer alan diğer plajlar gibi dalgalı ya da sığ değil denize iskele ile girilmektedir.

Büyük Çakıl Plajı:  Küçük Çakıl Plajı’na 20 dakika yürüyüş mesafesinde beyaz çakıllardan oluşan Küçük Çakıl’a göre daha geniş bir plaj alanına sahiptir.  Büyük Çakıl Plajı da kaynak sularından beslendiği için suyu oldukça soğuktur. Kaputaj Plajı gibi esiyor fakat denizi onun kadar dalgalı değil.

İnceboğaz Plajı: Çukurbağ Yarımadası yolu üzerinde yer alan plaja Kaş’tan yürüyerek ulaşmak mümkün. İnanılmaz bir manzaraya sahip İnceboğaz Plajının suyu diğer plajlara oranla daha sıcaktır.

Akçagerme Plajı:  Dalgasız ve sıcak deniziyle çocuklarınızla gideceğiniz bir tatil için ideal bir plajdır. Akçagerme Kaş-Kalkan arasında yer alan plaj merkeze 4 km mesafededir. Plajın bazı bölümleri kum bazı bölümleri ise çakıllıdır. Kaş Turizm Meslek Lisesi’nin uygulama plajı olmasından dolayı içerisinde aquapark, çocuk parkı, şezlong, plaj voleybolu, tenis kortları, kafeterya, özel duş ve tuvaletler de yer almaktadır.

Limanağzı Plajı: Kaş’ta bulunan yeryüzü cennetlerinden biridir. Eskiden doğal liman olarak kullanılan Limanağzı’na Kaş’dan kalkan teknelerle ulaşabilmeniz mümkün. Deniz, güneş, kum muhteşem üçlüsünü bir arada yaşayabileceğiniz en muhteşem mekânlardan biridir.

Kaş Tatili Planı

  • Kaş sahip olduğu sakin ve huzur verici havasıyla tatilciler için harika bir fırsat sunmaktadır.
  • Dalış sporuyla su altı zenginliklerini görebilme şansına sahip olabilirsiniz.
  • Tekne turu yapıyorsanız mutlaka Kekova’ya uğramalısınız.
  • Tatilinize heyecan katmak istiyorsanız en iyi seçeneklerden biri yamaç paraşütüdür.
  • Meis Adası da görmeniz gereken yerler arasında ancak buraya pasaportla gidebilirsiniz.
  • Uzun Çarşı’da bulunan lahit fotoğraf karelerinizde mutlaka yer almalı.
  • Bayanların vazgeçilmezi alışverişi de unutmayalım.

Hamilelikte Diyet

Hamilelikte diyet hem anne karnındaki bebeğin hem de annenin gereksiz kilo almaması için gereklidir. Ne kadar yaşlılarımız ve bu konu hakkında bilgi sahibi olmayan kişilere göre yanlış olsa da doğru ve sağlıklı yapılan diyetler zararlı değil aksine yararlıdır. Diyet dediğimiz aç kalıp veya az yemek değildir.

Hamilelikte Diyet

Diyet; düzenli sağlıklı beslenmektir. Fazla kilo almak anne ve bebek açısından zor bir hamilelik sürecidir. Hamilelik süresince maksimum annenin alacağı kilo 10-17’dir. Bunun üstünde kilo aldığınız takdirde doktorunuzla beraber kendinize diyet listesi hazırlamalısınızdır.

Fakat hamilelik boyunca kilo alımını etkileyen en önemli faktör annenin beslenmesi değil hamilelik öncesi durumudur. Bilinçli bir şekilde hamile olmak istiyorsanız hamile kalmadan önce kan testi kilo testi yaptırmanız hem sizin hem de bebeğiniz açısından önemlidir.

Hamilelik öncesinde fazla kilolarınız var ise bunları verdikten sonra hamile kalmanızı öneririz.

Fazla Kilolu Hamile Kalırsanız

  • Ölü doğum gerçekleşme ihtimali görülebilir
  • Büyük olasılıkla normal doğum yapamayıp sezeryanla doğum yaparsınız
  • Hamilelik şekeri çıkabilir
  • Hamilelik zehirlenmesine yakalanabilirsiniz
  • Kronik hipertansiyona yakalanma oranınız çok yüksektir
  • Yeni doğmuş bebeğin kilosu ortama 3, 3.5 iken bebeğiniz daha kilolu doğabilir.

Kilolarınızı önemsemeyip bir şey olmaz deyip bilinçsiz hamilelik yaşadığınız takdirde çok büyük sorunlara yol açmaktadır. Hem kendi hem bebeğinizin sağlığını riske atmamak için hamile kalmadan önce anne adaylarının doktor kontrolünden geçmesini öneririm hamileyken de kendinize dikkat edip düzenli beslenmelisiniz.

Hamilelikte Diyet Listesi

  • Az ve sık yemeliyiz.
  • Sağlıklı besinler tüketmeliyiz.
  • Vücudunuzu yormayacak sporlar yapın. Fakat voleybol, futbol, basketbol gibi temas sporlardan uzak durmalısınız.
  • Kendinize günlük hafif bir yürüyüşü programı hazırlayın (yürüyüş hem sizin hem de bebeğiniz açısından oldukça sağlıklıdır.
  • Bol bol sıvı tüketin günde 1.5, 2 litre su tüketin vücudunuzu susuz bırakmayın
  • Her gün mutlaka yoğurt ve meyve tüketmeye özen gösterin
  • Her öğüne yeteri kadar protein değeri yüksek gıdalar koymaya dikkat edin (yumurta, peynir, süt, yoğurt, balık, et gibi)
  • Hazır yemekler yerine evde yaptığınız sağlıklı yemekleri tercih etmelisiniz.
  • Tatlı ve hamur işi gıdalar çok fazla tercihiniz olmamalı.
  • Düzenli uyku saatiniz olmalı.
  • Yemek miktarınızı iştahınıza göre belirlemelisiniz.

Diyet Listesi

Diyet listesi denilince aklınıza pek çok isim gelebilmektedir. “Canan Karatay diyet listesi”, “Ender Saraç diyet listesi” gibi ünlü isimlerin listelerini duymuşsunuzdur.

İnsan vücudu çalışabilmek için ihtiyaç duyduğu enerjiyi tüketilen besinlerden almaktadır. Vücudun ihtiyacı olan yani harcanan enerjiden fazla besin tüketilmesi vücutta yağ olarak depolanır ve buda kilo artışına neden olur. Kilo almak beraberinde birçok sağlık problemine de yol açmaktadır. Daha sonra kilo vermek için farklı farklı yöntemler denemek zorunda kalırsınız. Protein diyeti, şok diyet gibi diyet listesi ile kısa sürede kilo vermeyi sağlayan diyet yöntemleri uygulanmaktadır. Kilo vermede en etkili egzersiz yürüyüş yapmaktır. Egzersizler metabolizmayı hızlandırarak kilo vermenizi sağlayacaktır.

Diyet Yaparken Nelere Dikkat Edilmelidir

Diyet yaparken diyet listesine sadık kalmaya özen gösterin. Diyet listesindeki yiyeceklerin haricinde bir şey yemeyin. Diyet listesine uyduğunuz takdirde etkili sonuçlar elde edebilirsiniz. Diyet yaparken kendinizi yorgun ya da halsiz hissederseniz diyeti bırakmak yerine enerji toplayabileceğiniz bitki içecekleri içebilirsiniz. İstediğiniz sonucu elde edebilmek için diyetin mutlaka spor ile desteklenmesi gerekmektedir. Yürüyüş ve egzersiz hareketleri içerisinde gün içerisinde hareket içinde olun. Sabah kalktığınızda ilk olarak yarım saatlik bir yürüyüş yapmanız metabolizmanızı daha da hızlandıracaktır. Kahvaltı öğünlerinde size enerji verecek besinler tüketin. Öğlen ve akşam öğünlerinde ise daha çok sebze yemekleri ve bol salata tüketin. Metabolizmayı hızlandıracak besinler tüketin.

1 Haftalık Kolay Diyet Listesi

  • İlk gün sabah kahvaltısında 2 dilim dil peyniri, 5 tane zeytin, 1 dilim çavdar ekmeği, 2 tane yeşil biber, maydanoz, 1 tane domates, 1 bardak şekersiz çay tüketin. Ara öğünde 2 tane ceviz yiyin. Öğle yemeğinde 1 porsiyon sebze yemeği, bir dilim çavdar ekmeği, 1 kâse çoban salatası ve 1 kâse cacık tüketin. Ara öğünde 1 tane kepekli grisini, 1 dilim beyaz peynir, 1 tane armut tüketin. Akşam yemeğinde ızgara balık, roka salatası, 1 dilim çavdar ekmeği yiyin.
  • gün sabah kahvaltısını aynı şekilde yapın. Ara öğünde 2 tane ceviz, 1 tane elma yiyin. Öğle yemeğinde 1 dilim beyaz peynir, 1 dilim çavdar ekmeği, 1 kâse mercimek çorbası tüketin. Ara öğünde 2 tane kepekli grisini, 1 dilim beyaz peynir, cacık tüketin. Akşam yemeğinde 4 adet ızgara köfte, 3 yemek kaşığı bulgur pilavı ve 1 bardak ayran tüketin.
  • gün kahvaltıda çavdar yerine kepekli ekmek tüketin. Ara öğünde 2 tane kuru kayısı, 10 tane fındık tüketin. Öğle yemeğinde 1 dilim beyaz peynir, 1 kâse çoban salatası, 1 kâse mercimek çorbası tüketin. Ara öğünde 10 tane kuru üzüm, 1 kâse yoğurt tüketin. Akşam yemeğinde 1 porsiyon ızgara, 1 kâse salata tüketin.
  • gün sabah kahvaltısını aynı şekilde yapın. Ara öğünde 2 tane ceviz yiyin. Öğle yemeğinde 1 porsiyon sebze yemeği, 1 dilim çavdar ekmeği, çoban salatası ve ayran tüketin. Ara öğünde 1 tane elma yiyin. Akşam yemeğinde 1 porsiyon dana biftek, 1 kâse salata tüketin.

Sağlıklı Diyet Listesi

  • gün sabah kahvaltısını aynı şekilde yapın. Ara öğünde 2 tane ceviz yiyin. Öğle yemeğinde makarna ve salata yiyin. Ara öğünde 2 tane grisini, ayran tüketin. Akşam yemeğinde sebzeli balık buğulama, 1 kâse salata tüketin.
  • gün dil peyniri yerine 2 dilim lor peyniri yiyin. Ara öğünde 2 tane ceviz tüketin. Öğle yemeğinde 1 dilim beyaz peynir, kâse salata, 1 dilim kepek ekmeği tüketin. Ara öğünde 1 tane simit ve 1 dilim beyaz peynir tüketin. Akşam yemeğinde 1 porsiyon ızgara tavuk, 3 yemek kaşığı bulgur pilavı, 1 kâse bol yeşillikli salata tüketin.
  • Son gün ise yine sabah kahvaltısını aynı şekilde yapın fakat çavdar ekmeği yerine 1 dilim tam buğday ekmeği tüketin. Ara öğünde 2 tane ceviz tüketin. Öğle yemeğinde 1 kâse mercimek çorbası, 1 dilim kepek ekmeği, 1 kâse salata tüketin. Ara öğünde 10 tane fındık tüketin. Akşam yemeğinde ise 1 porsiyon tavuk sote,1 dilim kepek ekmeği ve 1 kase bol yeşillikli salata tüketin.

Saç Rengini Uzun Süre Koruma Yolları

Kuaförlerde saç boyatmak oldukça masraflı ve uzun süre gerektiren bir işlemdir. Ayrıca saçlar boyandıktan sonra 3-4 hafta içerisinde bakımı ve dip boyası yapılmaz ise ortaya kötü bir görüntü çıkar. Fakat saçlar boyandıktan sonra saç rengini uzun süre koruma yolları mevcut. Bunların doğru bir şekilde uygulanması sonucunda saçlarınız uzun süre rengini korumuş olur. Ayrıca bu yöntemlerle aynı zamanda hem bütçeden hem de zamandan tasarruf etmiş olursunuz.

Saç Rengini Uzun Süre Koruma

  • İlk yapmanız gereken şeyin size uygun saç rengini bulmak olduğunu unutmayın. Doğru kararı tek başınıza verebileceğinizi düşünmüyorsanız bir kuaförden yardım alabilirsiniz. Kızıl, kırmızı, turuncu, yeşil gibi renkler saçlarda kalıcı olmayan ve kolay akan renklerdir. En iyi kuaför en iyi boya sonrası bile boyası akacak, saçlarınızın rengi solacak ve değişecektir. Bunu göz önünde bulundurarak doğru saç rengini seçin. Geçici bir saç rengi için kullanılabilir fakat uzun süre kullanılacak saç rengi için pek uygun renkler değildir.
  • Boyalı saçları sağlıklı ve parlak tutmak için en önemli yollardan biri vitaminlerdir. Saçlar için büyük önem taşıyan C vitamini saç köklerini besleyerek sağlıklı saç derisi için kan dolaşımına yardımcı olur. Önemli bir B vitamin kaynağı olan Biotin zayıf saçları güçlendirerek saç dokusunu geliştirir. Özellikle sıkı diyet programlarında vitamin eksikliğinden dolayı saçlarınız
  • Saçlardaki doğal yağlar saç boyasının ömrünü uzatır. Birçok saç bakım uzmanı saçlarınızı temizken değil, kirliyken boyanması gerektiğini söyler. Bu nedenle saçlarınızı boyamadan birkaç gün önce saçınıza şampuan sürmemeye özen gösterin. Aynı şekilde saçlarınızı boyadıktan sonra da birkaç gün şampuan kullanmamaya özen göstermeniz gerekir. Bu durum saç diplerinin yanması, kaşınması gibi sıkıntıların önüne geçerek, boyanın uzun süre kalıcı olmasını sağlar. Ayrıca saç boyasının saça iyice nüfuz ederek saç renginin zaman içinde daha iyi tutmasını sağlayacaktır.

Boyalı Saçlar İçin Bakım Ürünleri

  • Saçlarınız boyalı olsun ya da olması derinlemesine temizlik her zaman iyidir. Yapılan saç bakım maskeleri saçların daha sağlıklı, yumuşak ve canlı görünmesini sağlar. Saçınıza boya yapmadan yaklaşık 1 hafta önce saçınıza derinlemesine temizlik yapacak bir bakım maskesi uygulamanız saç renginin daha kalıcı olmasını sağlayacaktır. Ayrıca saç bakım maskeleri saçları çevrenin olumsuz etkilerinden koruyarak saç renginin solmasına da engel olur.
  • Renk koruyucu şampuan ve saç bakım ürünleri kullanın. Çünkü bu ürünler diğer ürünlere oranla renk solmasını önler.
  • Güneş, fön, saç düzleştirici ve su saç rengini soldurabilir. Fakat saçlarınızı suyla yıkamanız duşu alış şeklinize göre farklı sonuçlar doğurabilir. Durulama dışında suyun saçınıza direk olarak temas etmemesine özen gösterin. Sıcak su saçların kurumasına neden olan bir faktördür. Ayrıca gözeneklerin açılmasına ve boya renginin solmasına da neden olur. Saçlarınızı duruladığınız zaman suyun daha çok ılık ya da soğuk olmasına özen gösterin.
  • Saç kremi kullanırken amonyaksız saç kremi kullanmaya özen gösterin. Çünkü bunlar saç renginin daha uzun süre korunmasına yardımcı olur. Ayrıca artık piyasada her saç rengine uygun saç kremleri de bulunmaktadır.
  • Saçlarınıza fön makinesi, maşa, düzleştirici gibi ürünler kullanmadan önce ısı koruyucu bakım kremleri kullanmaya özen gösterin. Bunlar saçlarınıza hacim, canlılık ve direnç kazandırır. Ayrıca saçları besleyerek kırık saç uçlarını onarır.
  • Demir bakımından zengin gıdalar tüketerek saçlarınızı güçlendirin. Ayrıca D vitamini saç dokusunu geliştirerek büyümesini sağlar. Bol miktarda yağsız et, balık, yumurta akı, ıspanak, az yağlı peynirler ve soya tüketin. Meyve, fındık, sebze ve tahılı da mutlaka tüketeceğiniz gıdaların içerisine ekleyin.

 

Pantolon Etekler Modelleri

Rahat kıyafetten yana olanlar için, harika giyim parçaları olan pantolon etek modelleri; bu senede hanımların vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Her geçen sene, tasarımcıların birbirinden zarif tasarladıkları parçalarla, kullanıcı kitlesi giderek genişleyen bu kıyafetler, doğru kombinler gerçekleştiği takdirde, kullanan kişiye elegant bir duruş kazandırıyor.

Özellikle yaz sezonlarındaki kavurucu sıcaklarda, serin tutması ve hafif giyim parçaları olması dolayısıyla pantolon etekler, geniş bir kitleye hitap etmektedir. Çekici görünüm elde etmek isteyen hanımlarımız içinde, dolaplarda mutlaka bulundurulması önerilen kıyafetler arasındadır.

Pantolon Etekler Nasıl Kombinlenmelidir

Genellikle beyaz ve bej tonlarında tercih edilen pantolon etek modelleri, kombinlenmesi çok kolay olan kıyafetlerdendir. Tişört ve bluzlarla bütünleştirildiğinde, oldukça cool bir görünüm elde edilebilir. Bunun yanı sıra, dantel detaylara sahip bluzlar ve kısa üstlerle de, çekici bir hava yaratılması mümkündür.

Söz konusu kıyafetlerin, hanımlar tarafından çok benimsenmesi, önemli giyim markalarının pantolon etekler üzerinde yoğunlaşmasına neden olmuştur. Günümüzde pek çok marka, değişik kreasyonlarında etek pantolonların çeşitlerine yer vermektedir.

Yüksek bel pantolon etekler, modelin beğenilen tasarımlarının başını çekmektedir. Bacak boyunu olduğundan uzun gösteren ve bele vurgu yapan bu modeller, özellikle kısa üstlerle oldukça şık kombinler oluşturmaktadır.

Sonbahar ve kış sezonlarında, deri kumaşlarla karşımıza çıkan kıyafetler, bu mevsimde de hanımların çekiciliğini ön plana çıkarmaktadır. Straples ve peplum üstlerle oldukça başarılı kombinlenen deri pantolon etekler, topuklu ayakkabılarla tamamlandığında harika bir bütünlük oluşturmaktadır.

Pantolon Etek Modelleri

Yine yaz aylarında; çiçek desenli ve etnik modellerde üretilen çeşitler, sade bluzlarla giyilerek, doğru uyumların yakalanılması mümkün olabilir. Pantolon eteklerin, yerlere kadar uzanan modelleri haricinde, kapri şeklinde tasarlanan diz hizası çeşitleri de bulunmaktadır. Daha ziyade düz renklerin hâkim olduğu kapri etekler, hanımlarımızın özellikle gündelik hayatta rahatlıkla kullanabildiği çeşitlerdir.

Pantolon etek modellerinde siyah ve beyaz renkleri sıklıkla kullanılmaktadır. Modası hiç geçmeyen bu renkler, bu sezonda da sokak modasında varlığını sürdürerek, farklı kombinlerle hanımlarımızın tercihi olmaya devam edecektir. Maskülen görünmek isteyen kadınlarımıza siyah renk önerilirken, feminen hanımlarımıza beyaz tavsiye edimektedir.

Modanın Kalbinden Çizgili Kıyafet Kombinleri

2018 yaz sezonunda sokak modasını mercek altına aldığımız zaman, modanın kalbinden çizgili kıyafet kombinleri ve çizgi detaylarını sıkça görebiliyoruz. Çizgili etekler, elbiseler, çizgili bluzlar yaz boyunca güncelliğini ve popülerliğini koruyacağa benziyor. Bizde bugün sizler için, çizgi detayına sahip parçalar nasıl kombinlenmelidir, bu konuyu derlemek istedik.

Elegant ve cool görünmeyi seven hanımlarımız için, oldukça iyi bir tercih olarak görülen yazlık çizgili tişört ve bluzlar, uygun giyim parçalarıyla bütünleştirildiği zaman, harika sonuçlar elde edilebilmesi mümkün oluyor.

Genel olarak siyah-beyaz renklerin var olduğu çizgiler; blazer ceketler, mini şortlar ve elbiselerde kullanılabiliyor. Sportif, klasik, casual olarak oluşturmak istediğiniz tarza göre şekillendirebileceğiniz kombinlerinizle sizde muhteşem stiller yaratabilirsiniz.

Sokak Modasında Çizgili Kıyafet Kombinleri

2018 yaz sezonunun ünlü moda tasarımcı ve stilistlerini incelediğimiz zaman, özellikle sokak modasında çizgi detaylarının şahlandığını görebiliyoruz. Feminen ve elegant görünmek isteyen hanımlarımız için, büyüleyici örnekler sergileyen modacılarımız, onlara birbirinden harika seçenekler sunuyor.

Örnek olarak; sokak modasında çizgili bluzlarınızı; gerek kot pantolonlarla, gerek mini etek ve şortlarınızla rahatlıkla kombinleyebilirsiniz. Kıyafetinizin altına giyeceğiniz topuklu bir sandalet ayakkabı veya stiletto ayakkabılarınızla oldukça kadınsı görünebilirsiniz. Ayrıca, çizgili bluzlarınızı farklı pek çok parçayla giyinerek, farklı tarzlar yakalayabilirsiniz.

Az evvel bahsettiğimiz beyaz çizgili sportif blazer ceketleriniz, yaz akşamlarınızda vazgeçilmez bir detay olarak hayatınızda yer alabilir. Şık ve modern görünümlü bu ceketler, gerek pantolonlarla, gerek mini etek ve elbiselerle tamamlanabilir.

2018 yaz sezonunun bir diğer favori çizgi detayına sahip giyimi ise, etek ve elbiseler olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle fiziğine güvenen hanımlarımız, bu noktada kendi sitillerinde harika kombinler oluşturarak modayı yakından takip etmeyi başarabilirler.

2018 Yaz Sezonunun Çizgili Aksesuarları

Moda dünyasında hemen her sene karşımıza çıkan, özellikle siyah ve beyaz renklerin hâkim olduğu çizgili çantalar, bu sezonda tasarımcıların vazgeçilmezleri arasına girebilmişler. Klasik tarzdaki bu çantalar haricinde, spor hatlara sahip, siyah-beyaz çapraz çantalarda sokak modasında sevilerek kullanılan modellerden biri olarak görülüyor. Ayakkabılarda ise; aynı renklerde stilettolar, babetler ve topuklu sandaletler kombinlerde şıklığı tamamlayan unsurlar olarak sezonu takip ediyor.