Besinlerin Salgı Bezleri ve Kişiliğe Etkileri

Thomas A. Edison, 64 yaşında iken ilk toplumsal konuşmasını yaptığında şöyle dedi: “64 yaşımdayım, fakat çok şükür ki, hâlâ genç bir adamım!”

Kimileri 60 yaşında bile gençkten neden bazıları 30’unda yaşlanırlar? En verimli çağlarında niçin bazıları kamburlaşmış, ciltleri solmuş ve buruşmuş, iş göremez bir duruma gelmişlerdir? Ve neden bazı insanlar sonsuz canlılığın ve sürekli gençliğin sırrını bulmuş gibi görünürler?

İnsanın karakterinde, kısa yoldan amaca ulaşmak ve en iyi yolu bulmak isteği vardır. Bu istek, hasta bir insanın, doktorundan «bir içişte yataktan kaldıracak» harika bir ilâç istemesine benzer. Şişman bir kadının yıllarca biriktirdiği yağlarını birkaç hap yutarak kısa zamanda eritmesini sanması da aynı özelliktedir. Ya da yaşlı ve çökmüş bir insanın, bir mucize sonucu gençlik çağına yeniden dönüşüne inanması da bu soy bir düşüncedir.

Dr. Steinach, yaşlanma nedeni olarak öne sürülen bütün görüşleri eledikten sonra şu gerçeğin kaldığını gördü: Yaşlanma ve ölüm, insanın yaşayıp yıpranmasının bir sonucudur; yaşlanma başladığı zaman, gençliğin her konuda yitirilme hızı ve değişen sağlık durumu, iç salgı bezlerine ve kalıtıma bağlıdır.

Dr. Berman, bu iç salgı bezlerini, «bedenî ve biyolojik geleceği yöneten müdürler heyeti» olarak tanımladı. Bu salgı bezleri yaşlılık yaratmazlar; yaşlanmanın ne zaman ve nasıl yerleşeceğini oluştururlar. Salgı bezlerinin güçleri azalırsa, tam bir sağlıktan ihtiyarlığa başlar ve kısa zamanda tüm bedeni kapsar.

Özellikle seks bezleri, yanlılığı geciktirmek için harcanan çabalarda önemli iş görürler. Bunlar o kadar büyük önem taşırlar ki, Walt Whitman’in dediği gibi: «Eğer seks gücü yitirilmişse, herşey yitmiştir.» Fakat Dr. Steinach seks bezlerinin iki ayrı ödevi olduğunu anladı: Seks bezleri hem içe hem de dışa salgı çıkarmaktadır.

Steinach’ın teorisine göre, dışa çıkarılan salgıdaki spermalar, soyun sürmesini sağlar, ve kana salgılanan hormonlar da bedeni sürekli dinç ve sağlıklı tutar. Demek ki seks salgı bezleri, dışa olan salgısıyla geleceğe hizmet ederken, kana karışan salgısıyla insanın dinçliğini sürdürmekle şimdiki zamanda yararlı olur.

1920’de Dr. Steinach, «Yaşlanan seks bezlerini yeniden çalıştırarak gençleştirmek» isimli teorisini açıkladı. Bunun etkisi sadece bilim çevrelerinde kalmadı, geniş halk kitlesinin hayal gücünü de etkiledi. Önemi açısından bir bomba gibi yankı uyandırdı. Pek ender konuda, bilimsel buluşların teknik yönlerini öğrenme isteği, bu teorideki kadar ilgi görmüştür.

Bu hormonal salgıların çok etkili maddeler oldukları doğrudur, fakat denemeler ve geçen zaman ortaya koymuştur ki, bunlar gerçekte «etkileri geçici» uyarıcılardır. Bu dinçlik uyandıran maddeler kullanıldıktan sonra, eğer kan içinde salgı bezlerini besleyecek besin maddeleri yoksa, etkinin söndüğü ve yeniden gençleşmenin kaybolduğu görülür.

İç salgı bezlerinin sağlığını sürekli sağlamak için tam bir bilimsel beslenmenin kaçınılmazlığı şüphe götürmez. Bu gerçek, daha çok endokrin «iç salgı» bezleri için doğrudur. Dr. Roger S. Williams ve arkadaşları bu gerçeği şu şekilde açıkladılar: «Endokrin bezleri, yüksek metabolizma aktiviteleri olan alanlardır, ve vitamin miktarındaki değişimlere aşırı duyarlıklı olduklarını kabul etmek akla daha uygundur.

Bu iç salgı bezleri, özel metabolizma olaylarının kontrolü ile ilgili bir işleme geçirici görevi yaparlar ve iki katalitik faktörün birbirine eklenmesyle meydana gelen etki, kinetik nedenlerle çok belirli olacaktır.»

Beslenme bozukluğu ve özellikle vitaminlerin azlığı, bütün dokularda hastalıksal değişimler yaratır. Salgı bezleri dokuları da böyle bir durumda hücresel değişimlere uğrar ve bozuk olarak iş görürler. Bezlerin bozuk çalışmasının ne demek olduğunu ve önemini daha iyi anlamak için, çeşitli salgı bezlerini ayrı ayrı ve vitaminlerle ilişkilerini az çok incelememiz gerekir.

İç salgı bezleri, hormon denen maddeleri doğrudan kana salgılar. Hormonlar, kimyasal haberciler olarak çalışır ve bazı organlara emirleri iletirler. Birçok salgı bezlerinin çalışmaları arasında, dikkatlice düzenlenmiş bir işbirliği vardır, ve bu dengenin bozulması, insan bedeninin işlemesi ve biçimlenmesinde bazı büyük ve kimi zaman çok şaşırtıcı değişiklikler oluşturur.

İç salgı bezlerinin doğrudan kan içine salgı yaptığını açıklama şerefi, Fransız Claude Bernard ve İngiliz Thomas Addison’undur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.